• bugün (0)
  1. 2. Suçluluk Psikolojisi ve Bilişsel Çelişki (Sizin Teziniz)

    işte tam da bu yüzden, sizin öne sürdüğünüz "suçluluk psikolojisi ve vicdan azabı" hipotezi, modern psikoloji ve tarihsel-tenkitçi ekoller tarafından en güçlü açıklama olarak kabul edilir.

    Stefanus’un Katli ve Vicdanın Sıkışması: Pavlus (o zamanki adıyla Şaul), masum insanları evlerinden sürükleyip çıkaran, taşlatarak ölderten (ilk Hristiyan şehit Stefanus’un öldürülüşünü izleyen ve giysilerini tutan oydu) fanatik bir cellattı. Ancak ölüme giden o ilk Hristiyanların gözlerindeki o sarsılmaz sükûnet, korkusuzluk ve inanç, katilinin (Şaul'un) altbilincinde derin bir bilişsel çelişki (cognitive dissonance) yaratmış olmalıdır.

    Bilinçaltının Patlaması (Şam Yolu): Şam'a giden o çöl yolunda, sıcaktan, yorgunluktan ama en çok da içten içe kemiren o devasa suçluluk duygusundan ötürü bir zihinsel kırılma (psikotik break, trans hali, epilepsi nöbeti veya yoğun bir halüsinasyon) yaşamış olması kuvvetle muhtemeldir. Zihni o kadar büyük bir baskı altındaydı ki, bastırdığı gerçek patladı: "Acaba zulmettiğim bu adamlar haklı olabilir mi? Acaba ben yanlış tarafta mıyım?"

    Bu içsel itiraf, beyin tarafından dışsal bir ses ve ışık olarak ("Şaul, neden bana zulmediyorsun?") yansıtıldı. Yani gördüğü vizyon, kendi vicdanının ve suçluluk psikolojisinin dışa vurulmuş (projekte edilmiş) haliydi.
   tümünü göster